Saklı Kent Petra

Saklı Kent Petra

Liman kenti Akabe’den çıkarak Bekaa Vadisi boyunca kızıl kayalı dağlar arasında çölleşmiş topraklarda yol alan kervanların bildiği saklı kent Petra da Mührü Süleyman Enerji hattı üzerine kurulmuş bir şehirdir.

Eski el yazmalarında Yunanca taş anlamına gelen “Petra”, geniş bir coğrafyada yaşayan ve bir Arap halkı olan Nebati’lerin kurduğu bir kenttir. Gün ışığında renkleri değişen kayalıklar arasındaki kanyonda derin ve uzun yollarda iki kilometre yürüyerek ancak ulaşılır Petra’ya. (şekil 60) Böylesine gizli bir yerde bulunan kent Nebati Krallığı’na şehrin korunması konusunda çok büyük imkânlar sunmuştur.

Şehir Nebatiler tarafından kayaların içine yukarıdan aşağıya oyma yöntemiyle inşa edilmiş. Ayrıca vadide kent inşa edilirken bir yandan da inşa edilmiş olan antik çağ barajı, hem şehrin su ihtiyacını karşılamış hem de şehri sel baskınlarına karşı korumuş.

 Petra, Nebati İmparatorluğu ile birlikte büyüyüp gelişmiş. Yıllar geçtikçe büyüyen krallık bölgeden geçen ticaret yollarını da kontrol etmeye başlayarak zenginleşmiş.  Bu zenginlik sayesinde M.Ö 400 ile M.S 106 yılları arasında 500 yıl boyunca burada muhteşem bir kent kurmuşlar. Kurdukları bu kenti de krallığın ticaret merkezi haline getirmişler.[1]

Ticaretle gitgide zenginleşen Petra, Kızıldeniz’den Basra Körfezi’ne hatta Gazze’den Şam’a kadar ticarette önemli bir kavşak noktası haline gelmiş. Böylece Arabistan, Mısır, Suriye, Hindistan, Yunanistan ve Roma’yı birbirine bağlayan bir yer olmuş. Bu sırada batıda Romalılar ve Yunanlılarla ve doğuda da Perslerle ticaret yapmaya başlamışlar. Çok uzaklardan gelen ve paha biçilmez yükleri taşıyan deve kervanları Petra’ya uğramadan yoluna devam edemezdi.

Nebati Krallığı hüküm sürdüğü yıllar boyunca Petra’nın, güneşin açısına göre rengi pembe, kırmızı, turuncu ve sarıya dönüşen yumuşak kumtaşı kayalarına anıt mezarlar, görkemli tapınaklar, kaya mezarları, evler, ticarethaneler yapmışlar. Bu eserler ilk zamanlarda daha çok Mısırlıların ve Asurluların yapılarına benzerken sonrasında eski Yunanlardan ve Romalılardan esinlenmişler.

Antik kentte dikkat çeken en görkemli yapılar, Al Khazneh (Hazine), (şekil 61) Roma tarzında inşa edilmiş Amfitiyatro, Ad – Deir Manastırı, kayalara mezarların bulunduğu geniş kanyon Street of Facades, Kraliyet Mezarları, Hz Musa’nın Kardeşi Harun’un Mezarı (Aaron’un Mezarı). Bu görkemli ve şahane yapıtların çok büyük bölümü günümüze kadar ayakta kalarak gelmeyi başarabilmişlerdir.

Böylesine bir zenginliğe ve görkeme sahip olan şehir, çevresindeki yağmacı imparatorların iştahını çekmiş. Güçlü orduların saldırılarına karşı defalarca kendisini korumayı başarmış ancak M.S. 106 yılında Romalılara yenilerek yıkılmışlar ve kenti Roma İmparatorluğu’na teslim etmişler. Bu tarihten sonra çöküş ve unutuluş süreci başlamış.

 Bizans egemenliğinin hüküm sürdüğü yıllarda Hıristiyanlığın izleri taşıyan yapılar inşa edilir Petra’ya. VII. Yüzyılda Müslümanlar şehri ele geçirir. Fakat Emevîler ve Abbasîler arasındaki iç çatışmalar ve hakimiyet savaşları zaman içerisinde şehrin terk edilmesine sebep olur. Nebatîler ise ardında bu kayıp kenti bırakarak yeryüzünden tamamen silindiler.

Petra Antik Kenti tarih sahnesinden silinmesinden yaklaşık 1000 yıl sonra çoğu Ürdünlü’nün belki de bir efsane olarak bildiği ve sıklıkla anlattığı şehir, modern insanlık tarafından ancak 1812’de maceraperest gezgin İsviçreli Johann Burckhard tarafından yeniden keşfedildi. Bu keşifle birlikte kayıp kentin adı Batıya duyurulmuş oldu.

Petra’da ayakta kalan en büyük ve en görkemli yapı: El Hazne. Petra’daki hiçbir yapıda El Hazne’deki mükemmellik yok. Çok yönlü bir mühendislik harikası olarak nitelendirilen El Hazne, 12 katlı bir binanın yüksekliğine sahip. Uzmanlar neredeyse 200 yıldır inşaatının ardındaki mühendislik dehasını ve niçin yapıldığını anlamak için uğraşıyor. Son yapılan araştırmalar ile bu gizemli yapı yüzeyinin altı metre altında kazı yapıldı ve dört gömü odası bulundu. Bu odaların içinde ise 11 kişinin kemiklerine ulaşıldı.

Ancak Saklı Kent Petra, niçin yapıldığının gizemini hala koruyor. Kimi tarihçilere göre şehirde Hz. İbrahim tarafından inşa edilmiş kutsal yapılar da bulunuyordu ve şehir kutsal bilgelik hazinesini korumak için inşa edilmişti.

[1] https://www.sozcu.com.tr/hayatim/seyahat/urdunun-gorkemli-antik-kenti-petra/

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir