YUNAN ANTİK KENTLERİ VE YAŞAM ENERJİSİ HATLARI

YUNAN ANTİK KENTLERİ VE YAŞAM ENERJİSİ HATLARI

Piramit merkezinden çıkarak 6. Köşe yönünde uzayan hat İskenderiye ve Girit üzerinden geçerek Mora yarımadasının batısındaki İyon Denizi’ndeki 16M6K’ye ulaşır. (şekil 90) Ege ve Yunan Medeniyeti buradan yayılan enerji hatları üzerine kurulmuş şehirlerden oluşmuştur. Nitekim Ege ve Yunan uygarlıklarının ilki Girit Adası’nda kurulmuştur. Girit en parlak dönemini M.Ö. 2400-1400 tarihleri arasında yaşamıştır. Girit krallığına M.Ö. 1200 yıllarında Dorlar son vermiş ve Mora yarımadasında İyon (Yunan) şehir devletlerini kurarak Batı medeniyetinin kültür dokusunu işlemeye başlamıştır.

Yunan toplumu çok tanrılı bir dine inanmış ve tanrıları, insan şeklinde düşünmüştür. Bu düşünce onları, tanrıların heykellerini yapmaya yöneltmiştir. Böylelikle Eski Yunanlılarda heykel sanatı ve mimarlık gelişmiştir.

Mısır medeniyetinden etkilenen Yunan şehirleri tarih, tıp, aritmetik, geometri, astronomi ve felsefe alanlarında da öne çıkmıştır. Yunan felsefesinin ilk temsilcileri Pisagor, Sokret, Platon (Eflatun) ve Aristoteles (Aristo), bu dönemde yaşamıştır.

Atina  Parthenon Tapınağı

Parthenon tapınağı, Atina’nın tam merkezinde Yunancada “yüksekte olan şehir” anlamında Akropolis adı verilen ve  90 metre yüksekliğinde kayalık tepede kurulmuştur. Antik Yunan’da önemli olan ilk olarak tanrıların oturacağı yerin yapılmasıydı. Bu amaçla ilk önce akropoller yapılırdı. Bu akropolün yüksekte olması hem askeri hem dini açıdan önemliydi. Atina Akrapolisi üstüne yapılan Parthenon tapınağı şehrin her noktasından görülür ve altın oran ölçülerine göre yapılmış muhteşem mimarisiyle görenleri kendine hayran bırakır.  (şekil 90)

Mitolojiye göre şehrin koruyucu tanrısını seçmek için halk karşısında bir yarışma düzenlenir. Poseidon ve Athena arasında bir çekişme olur. Deniz tanrısı Poseidon,  asasını yere vurur ve yerden içinden sular fışkıran bir çeşme çıkar. Poseidon koruyucu tanrı olduğuna inanır ama halk sudan içince suyun tuzlu olduğunu anlar ve onu koruyucu tanrı olarak seçmez. Daha sonra Athena asasını yere vurur ve bir zeytin ağacı çıkar. Zeytinleri yiyen halk Athena’yı koruyucu tanrı olarak seçer ve zeytin dalı barışın simgesi olur. Şehrin isminin de tanrı Athena geldiği söylenir.

Şekil 90: Akrapolis tepesinde Erekhtheion Tapınağı

Eski Yunan Medeniyetinin merkezi ve sembolü sayılan Atina ve Parthenon tapınağı, 16. Mühür kuşağını oluşturan yaşam halkası üzerindedir ve yaşam halkasının sınır hattı tam olarak Akropolis’ten geçer. Aynı hat üzerinde Assos, Ankara ve Harran şehirleri de bulunmaktadır. Yani Atina ve Ankara Büyük Piramit’e eşit uzaklıktadır.

Modern Bilimin Kurucusu Pisagor 

Pisagor, Mısır’daki tapınaklarda yıllarca kalarak Thot rahiplerinden matematik, geometri ve astronomi öğrendi. MÖ. 518’de doğup büyüdüğü Kuşadası açıklarındaki Samos adasına döndü ve burada kendi etik kurallarına uygun matematik, astronomi, felsefe okulu açtı; ancak yeterli öğrenci bulamadığı için İtalya’ya gitti ve Croton şehrinde daha büyük bir felsefe okulu açtı.

Pisagor, Mısır ve Babil’deki tapınak rahiplerinden öğrendiği din, matematik ve geometri kombinasyonunu içeren Hermes öğretilerini Batı’da yaymak için yüzlerce öğrenci yetiştirir. Böylece Yunan, Helen ve Roma medeniyetlerinin fikir ve inanç temellerini atar.

Pisagor, geometri, aritmetik, astronomi, müzik, coğrafya alanında kendisinden önce birikmiş; fakat dağınık ve bireysel kalmış bilgileri, disiplin altında derleyerek sınıflandırmış ve her birini ayrı bir bilim dalı olarak öğrenime açarak modern bilimin kuruculuğunu yapmıştır.

Pisagor, Eski Mısır’dan getirdiği mistik öğretilerle, çevresinde eşitlik ve adalet temeline dayalı bir kardeşlik ortamı oluşturmaya çalışır, okullarında kadın ve erkekler aynı değerde eğitim görür. Tüm öğrencilerin vejeteryan beslenmesi ve hijyen kurallarına uyması esastır. Kardeşliğin Pisagorcuları denilen üyeleri tam ortaklık içinde yaşar, her yeni düşünceyi gizli tutmak için yemin ederler. Hiçbir el yazması bırakmadıkları için kuramlarına ilişkin bilgiler bir kural olarak başka kaynaklardan gelmiştir. Pisagor’un doktrinlerini yazılı olarak ilk matematik tarihçisi Rodoslu Eudemus anlatmıştır:

Pisagor, evrendeki her olayın ve olgunun sayılarla izah edilebileceğini düşünmüş ve evreni sayılar uyumu olarak tanımlamıştır. Dünya’nın Güneş etrafında hareket ettiğini ileri süren ilk kişidir.5

Pisagor öğretisinde şunlardan bahseder:

  • Bir sayısı temel sayıdır ve varlıkla özdeş tutulur. Tek ve çift sayıları meydana getirendir. İki türlü bir vardır: İlki, sayısal varlıktır. İkincisi bütün sayıların, varlıklar zincirinin içinden çıktığı ve sonuç olarak da onları içeren, kuşatan, özetleyen, karşıtı olmayan tek ve tümel mutlak birdir. Bu kozmosun kendisidir. (Evreni ilk kez Kozmos olarak nitelendiren Pisagor’dur).
  • İki sayısı, bir sayısındaki birliğin ayrışması yoluyla varolan evreni temsil eder. Dişiliği ve doğanın bu dişilikten geldiğini ifade eder.
  • Üç sayısı, uyum ve düzenle maddenin içerdiği üçlü öğeyi temsil eder. Bu sayı, başlangıcı, ortası ve sonu olan ilk rakamdır, yetkin bir sayıdır, bu nedenle bilinci temsil eder.
  • Dört, tanrısal gücü simgeleyen ve mertebeler arasındaki ölçüyü bilen insan aklıdır. Bu sayı adaletin de simgesidir.
  • Beş sayısı evliliğin simgesidir.
  • Altı, organik ve hayati varlıkların türlü şekillerini gösterir. Burada dişilik ilkesi olan 2, erkeklik ilkesi olan 3, mutlak 1 ile birleştiği için soyların devamını da gösterir.
  • Yedi sayısı kritik sayıları temsil eder. Örneğin, yedi günlük, yedi aylık ya da yedi yıllık dönemlerin varlıkların gelişiminde baskın rolleri vardır.
  • Sekiz sayısı akıl, ahlâk ve erdemin temsilcisidir.
  • Dokuz sayısı mutlaktır. O da dört gibi adaleti temsil eder.
  • On sayısı, Pisagor felsefesinde olduğu gibi Kabala ve İslam tasavvufunda da tamlığı bildirir. Bir sayısı ile temsil edilen Tanrı, kendini 10 sayısıyla bildirir.[1]

Pisagor’a göre kozmik enerji ve yaşam; dört temel varlık olan “Ateş, Hava, Su, Toprak” elementlerinin karşıtlığı ve uyumundan ortaya çıkar. Bu dört unsurun değişimi ve birbirine dönüşümü sonsuz bir Prana enerji döngüsü oluşturur. Dört elementin her biri kendine özel geometrik şekillere sahiptir. Ateş: tetrahedron, Hava:octahedron, Su: icosahedron, Toprak: Cupe (Küp) şekilleriyle gösterilir.

Eğer birbirini saran Mührü Süleyman fraktal yıldızları bir küre üzerine çizilirse küre üzerinde Pisagor’un evrenin oluşumunu açıklarken kullandığı beş temel varlığın geometri şekilleri de oluşur. (Şekil 92)

     

[1] http://www.leblebitozu.com/pisagorun-hayati-calismalari-ve-teoremi/

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir