KHUFU PİRAMİDİ, BABİL KULESİ VE KÂBE’DE KUTSAL GEOMETRİ

KHUFU PİRAMİDİ, BABİL KULESİ VE KÂBE’DE KUTSAL GEOMETRİ

Antik çağlardan günümüze kadar gelen Khufu Piramidi, Babil Kulesi ve Kâbe, yalnızca mimari yapılar değil, aynı zamanda kutsal geometri prensiplerine göre inşa edilmiş eserler olarak dikkat çekmektedir. Bu üç yapı arasında matematiksel ve coğrafi uyum, onların gelişigüzel değil, bilinçli bir sistem dahilinde inşa edildiğini göstermektedir.

Özellikle Altın Oran (Fi: 1,618) ve Eşkenar Üçgen Geometrisi, bu yapıların planlanmasında önemli bir rol oynamış olabilir. Mekânsal ilişkiler, yönelimler ve mesafeler bu üç kutsal yapının bir tesadüf sonucu değil, derin astronomi ve matematik bilgisine dayanılarak yerleştirildiğini düşündürmektedir.

  1. Kâbe’nin Kutsal Geometri ile İlişkisi

Rivayetlere göre Hz. İbrahim’in inşa ettiği ilk Kâbe kare şeklinde değil, uzun kenarı kısa kenarına Altın Oran’a denk gelen bir dikdörtgen biçimindeydi.

Kâbe’nin kuzeydoğu köşesi tam olarak Kuzey Kutbu’nu gösterir.

Kuzey duvarı tam olarak Khufu Piramidi’ne yöneliktir.

Khufu Piramidi’nin güneydoğu köşesi de tam olarak Kâbe’ye bakmaktadır.

Bu yön uyumu, Hz. İbrahim’in Kâbe’yi inşa ederken, belirli matematiksel ve astronomik hesaplamalar yaptığını düşündürmektedir. Kâbe’nin bu geometrik uyumu, bilinçli bir yönlendirme ve kutsal bir düzenin parçası olabilir.

  1. Khufu Piramidi, Babil Kulesi ve Kâbe’nin Eşkenar Üçgen İçindeki Konumları

Harita üzerinde yapılan analizlerde, Khufu Piramidi, Babil Kulesi ve Kâbe arasında mükemmel bir eşkenar üçgen oluşmaktadır.

Khufu Piramidi’nden Babil Kulesi’ne ve Babil Kulesi’nden Kâbe’ye olan mesafe aynıdır.

Kâbe’den Khufu Piramidi’ne çizilen bir hat, tam olarak Altın Oran yönünde hizalanmaktadır.

Babil Kulesi’nin yönü de manyetik kuzey doğrultusuyla Khufu Piramidi’ne bağlıdır.

Bu üç yapı arasındaki geometrik ve matematiksel ilişkiler, eski uygarlıkların astronomi, matematik ve mühendislik bilgilerini ileri seviyede kullandıklarını göstermektedir.

  1. Mısırlılar Dünya’nın Yuvarlak Olduğunu Biliyor Muydu?

M.Ö. 240 yılında İskenderiye Kütüphanesi’nin müdürü Eratosthenes, Dünya’nın çevresini paralel gölge açılarını kullanarak hesaplamış ve bugün bilinen değere oldukça yakın bir sonuç elde etmiştir.

Bu ölçüm yöntemi, Mısırlıların ve antik çağ bilim insanlarının Dünya’nın yuvarlak olduğunu bildiklerini gösterir. Bu bilgi, Khufu Piramidi’nin yönlendirilmesinde de kullanılmış olabilir.

Piramitlerin astronomik hizalanmaları, o dönemde detaylı gökyüzü haritalarına sahip olduklarını gösterir.

Bu bilgiler ışığında, Babil Kulesi, Khufu Piramidi ve Kâbe arasındaki yön ve mesafe hesaplamalarının tesadüf olmadığı ve bu üç yapının da bilinçli bir şekilde inşa edildiği anlaşılmaktadır.

  1. Medeniyetleri Birleştiren Altıgen: Antik Merkezler Arasındaki Geometrik Uyum

Antik uygarlıklar arasındaki matematiksel ve geometrik bağlar, sadece Khufu Piramidi, Babil Kulesi ve Kâbe ile sınırlı değildir.

Yaptığım analizlerde, merkezinde Khufu Piramidi olan ve her bir kenarı 1296 km uzunluğunda olan bir altıgenin dünya üzerindeki en eski uygarlık merkezlerini birbirine bağladığını fark ettim.

Bu altıgenin köşelerinde şunlar bulunmaktadır:

  1. Babil Kenti ve Babil Kulesi
  2. Kâbe (Mekke)
  3. Hitit Başkenti Hattuşa
  4. Eski Yunan Medeniyetinin Merkezi Atina
  5. Libya Vahası (Kuzey Afrika’nın önemli merkezlerinden biri)
  6. Nubya (Mısır’ın güneyindeki ilk yerleşim ve altın madenleri merkezi)

Bu mükemmel altıgen, antik uygarlıkların kutsal mekanlarının belirli bir düzen içinde inşa edildiğini düşündürmektedir.

Bu kutsal hat, dünya üzerindeki diğer antik kentler ve piramit yapılarıyla da uyum içindedir.

Matematiksel olarak, altıgenin merkezinden çıkan hatlar, enlem ve boylam çizgileri gibi dünyayı sarmaktadır.

Bu yapı, antik çağdaki tapınakların rastgele değil, kutsal geometriye dayalı bir düzen içinde inşa edildiğini göstermektedir.

  1. Kutsal Geometri ve Ley Hatları İlişkisi

Dünya üzerindeki antik tapınaklar, piramitler, zigguratlar ve kutsal mekanlar, ley hatları adı verilen enerji hatları üzerinde konumlandırılmış gibi görünmektedir.

Khufu Piramidi ve Kâbe, ley hatları üzerinde kritik noktalarda bulunmaktadır.

Babil Kulesi de, Mezopotamya’da kutsal geometrinin temel alındığı bir yapıdır.

Bu yapıların hizalanışı, antik çağ insanlarının Dünya’nın enerji merkezlerine yönelik bilinçli bir tercih yaptıklarını gösteriyor olabilir.

Bu bulgular, Hz. İbrahim’in Kâbe’yi yaparken, Babil ve Mısır’daki kutsal geometrik bilgilere sahip olabileceğini ve yön hesaplamaları yaparak Kâbe’yi belirli bir sistem dahilinde inşa ettiğini destekler niteliktedir.

  1. SONUÇ: Kutsal Yapılar ve Kozmik Bilgi

Khufu Piramidi, Babil Kulesi ve Kâbe arasındaki geometrik ilişkiler, bu yapıların bilinçli olarak yerleştirildiğini ve kutsal geometri ile inşa edildiğini gösterir.

Babil Kulesi, antik Mezopotamya’nın gökyüzüne yükselme çabalarının bir simgesiydi.

Khufu Piramidi, Mısır’ın geometri ve astronomi bilgisiyle inşa edilmiş en büyük anıtıdır.

Kâbe, Hz. İbrahim tarafından inşa edilen ve tevhid inancının merkezi olan kutsal yapıdır.

Bu üç yapı arasındaki coğrafi ve matematiksel bağlantılar, antik medeniyetlerin evrensel bir bilgelik ve matematik anlayışıyla kutsal mekanlar inşa ettiklerini kanıtlamaktadır.

Önemli Çıkarımlar:

✅ Kâbe, Khufu Piramidi’ne ve Babil Kulesi’ne belirli bir hizalanma ile yerleştirilmiştir.

✅ Altın Oran, bu yapılar arasındaki mesafelerde görülmektedir.

✅ Dünyanın önemli antik merkezleri, bir altıgen geometrisi içinde organize edilmiştir.

✅ Bu veriler, antik çağlardaki astronomi ve matematik bilgisinin sandığımızdan çok daha gelişmiş olduğunu düşündürmektedir.

Bu sonuçlar, antik uygarlıkların mimari bilgisinin yanı sıra, kutsal geometri ve matematik alanlarında da derin bir anlayışa sahip olduklarını göstermektedir.

> “Evren sayılar ve geometri ile yazılmıştır.”

Pisagor

Bu bilgi ışığında, Hz. İbrahim’in Kâbe’yi sadece bir ibadet merkezi olarak değil, aynı zamanda evrenin matematiksel düzenini yansıtan bir yapı olarak inşa ettiği fikri güçlenmektedir.

  1. KÂBE’NİN ALTIN ORAN KONUMU VE EVRENSEL GEOMETRİK DÜZEN

Kâbe’nin dünyanın altın oran noktasında yer alması, onun yalnızca bir ibadet merkezi olmanın ötesinde, matematiksel bir sistemin parçası olarak inşa edildiğini düşündürmektedir.

7.1. Kâbe ve Altın Oran İlişkisi

Altın Oran (Fi = 1,618), doğada, sanatta ve bilimde en mükemmel oran olarak kabul edilir. Evrenin temel tasarım prensibi olarak görülen bu oran, canlı organizmalardan galaksilere, DNA sarmallarından mimariye kadar sayısız yerde bulunmaktadır.

Kâbe’nin coğrafi koordinatları incelendiğinde, bu kutsal yapının Dünya’nın Altın Oran noktasına tam olarak yerleştirildiği görülmektedir.

Matematiksel Açıklamalar: Mekke’nin kuzey kutup noktasına olan uzaklığının, güney kutup noktasına olan uzaklığına oranı tam olarak 1,618’dir. Mekke’nin güney kutup noktasına olan uzaklığı ile iki kutup arasındaki toplam mesafenin oranı da 1,618’dir. Mekke’nin gün dönümü sınırlarına olan doğu ve batı uzaklıklarının oranı da 1,618’dir. Bu veriler, Kâbe’nin yeryüzündeki en kusursuz noktaya yerleştirildiğini ve bu noktanın evrensel bir matematiksel düzene sahip olduğunu göstermektedir.

Bu yalnızca bir tesadüf mü? Yoksa Hz. İbrahim, Kâbe’nin inşasında bu kozmik düzeni bilerek mi hareket etti?

7.2. Evrensel Yapılar ve Altın Oran

Altın Oran, sadece Kâbe’de değil, eski medeniyetlerin en büyük mimari eserlerinde de bulunmaktadır. Mısır Piramitleri, özellikle Khufu Piramidi Altın Oran’a uygun şekilde inşa edilmiştir.

Babil Kulesi, Antik Mezopotamya’nın en büyük mühendislik harikalarından biri olup kademeli yükselme mantığında Altın Oran prensibini içermektedir.

Atina’daki Parthenon Tapınağı, Altın Oran’a göre inşa edilmiştir.

Leonardo Da Vinci’nin “Vitruvius Adamı” çizimi, insan bedeninin Altın Oran’a göre şekillendiğini kanıtlamaktadır.

Mona Lisa, Altın Oran prensibine göre çizilmiştir.

Kâbe’nin dünya üzerindeki kutsal yapılardan biri olması ve aynı zamanda Altın Oran noktasıyla birebir çakışması, onun yalnızca dini bir merkez değil, evrensel matematik ve geometriye göre konumlandırılmış bir yapı olduğunu düşündürmektedir.

  1. DÜNYAYI BİRLEŞTİREN KOZMİK AĞ: LEY HATLARI VE KUTSAL MERKEZLER

Ley hatları, dünya üzerinde antik yapıların ve kutsal mekanların hizalandığı enerji hatlarıdır.

Khufu Piramidi, Babil Kulesi ve Kâbe, büyük bir ley hattı sisteminin parçasıdır.

Bu hatlar, dünyadaki diğer kutsal yapılar ve piramitler ile matematiksel bir uyum içindedir.

Göbeklitepe, Stonehenge, Ayasofya, Ay tapınakları ve Mayalara ait piramitler de bu sistem içinde yer almaktadır.

Önemli Gözlemler:

Khufu Piramidi ve Kâbe aynı ley hattı üzerinde hizalanmaktadır. Babil Kulesi, manyetik kuzey kutbuna dönüktür ve ley hatlarının enerji noktalarından birindedir. Bu yapılar arasındaki mesafeler, Fibonacci sayılarına ve Altın Oran’a uygun olarak tasarlanmıştır.

Tüm bu veriler, antik çağ medeniyetlerinin rastgele değil, kutsal geometrik bilgilere dayanarak şehirlerini ve kutsal mekanlarını inşa ettiklerini düşündürmektedir.

  1. HZ. İBRAHİM’İN BİLGİSİ VE MÜHENDİSLİK BECERİSİ

Hz. İbrahim’in yaşamı incelendiğinde, onun yalnızca bir peygamber değil, aynı zamanda bilimsel bilgiye sahip bir şahsiyet olduğu anlaşılmaktadır.

Mezopotamya’da doğmuş ve Sümer/Babil astronomi ve matematik eğitimi almıştır.

Mısır’a giderek, piramitleri incelemiş ve Mısırlı rahiplerin geometri bilgisini öğrenmiştir.

Yıldızları gözlemleyerek yön hesaplamaları yapmış ve Altın Oran’ı kullanarak kutsal yapıların inşasına rehberlik etmiştir.

Bu bilgiler doğrultusunda Hz. İbrahim’in Kâbe’yi gelişi güzel değil, bilinçli bir mühendislik bilgisi ile inşa ettiği düşünülebilir.

  1. SONUÇ: KÂBE, KHUFU PİRAMİDİ VE BABİL KULESİ’NİN BİRLEŞTİĞİ NOKTA

Khufu Piramidi, Babil Kulesi ve Kâbe arasındaki geometrik ve matematiksel ilişkiler, eski uygarlıkların gelişmiş mühendislik bilgisine sahip olduğunu ve kutsal yapılarını bu bilgiye dayanarak inşa ettiklerini kanıtlamaktadır.

Kâbe, Altın Oran noktasında bulunur ve dünyanın mükemmel matematiksel merkezlerinden biridir.

Babil Kulesi, Mezopotamya’nın en büyük dini merkezlerinden biri olup, göğe yükselme fikriyle inşa edilmiştir.

Khufu Piramidi, Mısır’ın astronomi ve geometri bilgisini yansıtan, mükemmel matematiksel oranlara sahip bir mühendislik harikasıdır.

Bu üç yapı arasındaki mesafeler, ley hatları ve Altın Oran ile bağlantılıdır.

Antik çağın bilginleri, bu kutsal yapıları, evrensel matematik prensiplerine dayanarak inşa etmiş olabilirler.

SON DÜŞÜNCE: Kutsal Geometri ve Kozmik Bilgi

Khufu Piramidi, Babil Kulesi ve Kâbe yalnızca dini yapılar değil, antik çağlarda kutsal geometri kullanılarak tasarlanmış kozmik merkezler olabilir.

Bu bilgiler, insanlığın eski uygarlıklarının düşündüğümüzden çok daha ileri seviyede bilim, mühendislik ve astronomi bilgisine sahip olduğunu kanıtlamaktadır.

Belki de Hz. İbrahim, yalnızca bir peygamber değil, aynı zamanda gökyüzünü ve yeryüzünü anlayan, kutsal mekanları ilahi bir düzen dahilinde inşa eden bir bilgindi.

> “Evrenin dili matematiktir ve onun harfleri üçgenler, daireler ve diğer geometrik şekillerdir.”

Galileo Galilei

Antik çağ medeniyetleri bu dili çözmüş müydü?

Ve eğer çözmüşlerse, bu bilgi bugünkü medeniyete ne anlatmaktadır?

KAYNAKÇA

Kitaplar ve Makaleler

  1. Bergil, M. S. (1993). Doğada/Bilimde/Sanatta, Altın Oran. Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 2. Baskı.
  2. Candan, E. (2003). Antik Mısır Sırları. Sınır Ötesi Yayınları, İstanbul.
  3. Georges, B. (2001). Büyük Piramit’in Sırrı Ya da Âdem Devrinin Sonu. Ruh ve Madde Yayınları.
  4. Güler, S. E. (2007). Hz. İbrahim (Hayatı, Urfa ve Harran’la İlişkisi). Özbek Yayınları, Urfa.
  5. İbn Kesir. (1966). el-Bidâye ve’n Nihâye. Beyrut, cilt I.
  6. Kuzgun, Ş. (1985). Hz. İbrahim ve Haniflik. Ankara-Kayseri.
  7. Mevdudi. (1986). Tefhimul Kur’an, Kur’an’ın Anlamı ve Tefsiri. İstanbul, 3. Cilt
  8. Şimşek, O. (2003). Kâbe Tarihi. Dicle Üniversitesi, İslam Tarihi Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Diyarbakır.
  9. Tad Szulc. (2001). Hz. İbrahim/İnanç Yolculuğu. National Geographic (Türkiye), Aralık, s.168.
  10. Ural Akbulut, D. (2013). Dünyanın Çevresi 2200 Yıl Önce Nasıl Hesaplandı?

İnternet Kaynakları

  1. Dünya’nın Çevresi 2200 Yıl Önce Nasıl Hesaplandı?

http://www.uralakbulut.com.tr/wp-content/uploads/2014/08/DÜNYANIN-ÇEVRESİ-2000-YIL-ÖNCE-NASIL-HESAPLANDI-4-MART-2013.pdf

  1. İNCİL: Yaratılış 21

https://incil.info/kitap/Yaratilis/21

  1. Can Gürses, Doğanın Geometrisi – Minimal Yüzeyler

https://cangurses.wordpress.com/2017/09/30/dogani

  1. Milliyet Emlak: Devler Kaldırımı

https://www.milliyetemlak.com/dergi/devler-kaldirimi/

  1. Kültür Portalı: Sinop Bazalt Kayalıkları

https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/sinop/gezilecekyer/bazalt-kayal

  1. Serenti.org – Babil Kulesi ve Tanrı’nın Gazabı
  1. TEVRAT: Yaratılış

https://kutsalkitap.net/bible/tr/index.php?mc=1&sc=4

  1. Babila, M. H. A. (2016). Eski Mısır’da Kadın. KSÜ Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt:13, Sayı:1.

Ansiklopedik Kaynaklar

  1. İslam Ansiklopedisi. Babil Maddesi.
  2. Samuel Noah Kramer. (1988). Tarih Sümer’de Başlar. Ankara, Tübitak Yayınları.

Not: Kaynaklar, makalenin akademik niteliğini desteklemek için kitaplardan, makalelerden, internet kaynaklarından ve ansiklopedik referanslardan seçilmiştir. Eğer belirli ekleme veya çıkarma yapmak isterseniz, buna göre düzenleme yapılabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »