ESKİ MISIR DİNİNDE TANRI VE ÖTE DÜNYA İNANCI
Giriş
Antik Mısır’da din, günlük yaşamın ve toplumsal düzenin merkezinde yer almıştır. Mısırlılar için ölüm, sadece fiziki bir son değil, ruhun yeniden doğuş sürecinin bir parçasıydı. Bu bağlamda, Eski Mısır dini, öte dünya inancı ve tanrılar hiyerarşisi ile şekillenmiş güçlü bir teolojik sistem geliştirmiştir.
Antik Mısır dininin temeli, çok tanrılı bir yapıya sahip olmasına rağmen, tek tanrı inancının izlerini de barındıran bir kozmolojiye dayanmaktadır. Mısırlılar, tanrılarını farklı formlarda tasvir etmiş ve onlara çeşitli sıfatlar atfetmişlerdir. Ancak bazı metinlerde, tüm tanrıların tek bir yaratıcı gücün tezahürleri olduğu inancı da görülmektedir【1】.
Bu çalışmada, Eski Mısır’da tanrı anlayışı, öte dünya inancı ve yaratılış mitolojisi tarihsel bağlamda ele alınacaktır.
- Eski Mısır’da Tanrı Anlayışı
Antik Mısır dini, tarih boyunca sürekli bir değişim içinde olmuş ve farklı tanrı inançları gelişerek evrimleşmiştir. M.Ö. 3000’lerde Aşağı ve Yukarı Mısır’ın birleşmesinden önce, her kabilenin kendi tanrısı bulunmaktaydı. Nom adı verilen yerleşim birimlerinde her topluluk, kendi bölgesel tanrısına tapınmaktaydı. Ancak zamanla, bu yerel kültler birleşerek Aşağı Mısır ve Yukarı Mısır’ın ortak dini sistemini oluşturmuştur【2】.
Savaşlar ve fetihler sonucunda kazanan topluluklar, mağlup ettikleri toplumların tanrılarını kendi panteonlarına dahil ederek dini sistemlerini genişletmişlerdir. Böylece, Mısır panteonu çok çeşitli tanrıları içeren karmaşık bir yapıya dönüşmüştür. Ancak bu tanrı anlayışı içinde, farklı tanrıların tek bir yüce varlığın farklı yüzleri veya sıfatları olduğu inancı da yer almaktadır【3】.
2.1. Mısırlıların Tek Tanrı Anlayışı
Mısır dininde yüzlerce tanrı olmasına rağmen, tek tanrı fikri de güçlü bir şekilde hissedilmektedir. Hunefer Papirüsü gibi bazı metinlerde, tanrıların farklı yüzleri olduğu ve hepsinin aslında tek bir yaratıcı gücün tezahürleri olduğu anlatılmaktadır. Örneğin, British Museum’da bulunan Papirüs No: 9901’de, tanrıya yönelik şu ifadeler yer almaktadır:
> “Biatım sanadır, ey sen, yükseldiğinde Ra ve battığında Temu (Atum) olan. Sen yükselirsin, sen ışık saçarsın, ey sen tanrıların taç sahibi kralı. Semanın Rabbi sensin, yeryüzünün Rabbi sensin; yüksekliklerin sakinlerinin ve derinliklerin yaratıcısı sensin. Sen zamanın başlangıcında var olan Tek Tanrısın”【4】.
Bu tür ifadeler, Antik Mısır’da belirli dönemlerde ve topluluklarda tek tanrı inancının güçlü bir şekilde var olduğunu göstermektedir. Özellikle Amon-Ra, farklı dönemlerde yüceltilmiş ve Mısır’ın başlıca tanrısı olmuştur. Ancak bu süreçte diğer tanrılar da varlıklarını korumuş, dolayısıyla mutlak monoteizme tam anlamıyla geçiş yaşanmamıştır【5】.
- Eski Mısır’da Öte Dünya İnancı
Antik Mısır’da ölüm, ruhun yeniden doğuşunun bir aşaması olarak görülmüştür. Mısırlılar, ölümden sonra ruhun Duat olarak adlandırılan öte dünyada yargılanacağına inanıyorlardı. Ölüler Kitabı, ruhun bu yolculuğunu detaylı bir şekilde açıklamaktadır.
Ölüler Kitabı’na göre, bir kişi öldüğünde, kalbi Anubis tarafından tartılır ve Osiris’in huzuruna çıkarılırdı. Eğer kişinin kalbi, Ma’at’ın tüyüyle dengeli olursa, ruh Aaru Tarlaları olarak bilinen cennete ulaşırdı. Ancak kalbi ağır basarsa, Ammit adlı yaratık tarafından yok edilirdi【6】.
3.1. Piramit Metinleri ve Ölüler Kitabı
Piramitlerin iç duvarlarına kazınmış olan Piramit Metinleri, firavunların ölümden sonra ilahi bir varlık haline gelerek gökyüzünde bir yıldız gibi parlayacağına inandıklarını göstermektedir. Firavunun ruhu, gökyüzüne yükselerek tanrı Ra’nın kayığına katılmalıydı【7】.
Ölüler Kitabı’nda şu ifade yer almaktadır:
> “O, Ra’dır. Yükselir ve parlaklık saçar. Tanrılar onun yolunda yürür. O, Amenti’nin (batı diyarı) efendisidir”【8】.
Bu tür metinler, Antik Mısır’da ölümsüzlüğün ve ruhsal yükselişin büyük bir önem taşıdığını göstermektedir.
- Eski Mısır’da Yaratılış Mitolojisi
Antik Mısırlıların yaratılış anlatısı, Big Bang teorisinin kozmolojik yorumlarına benzetilebilecek şekilde, evrenin başlangıcını kaosun sularından çıkışla açıklar.
Ölüler Kitabı’nda şu ifadeler yer almaktadır:
> “Ben yükseliş halindeki tanrı Atum’um; ben tek olanım. Ben Nu’da vücuda geldim. Ben başlangıçta doğan Ra’yım. Ben kendinden kendini doğuran ve tanrısallar topluluğunu meydana getirmek üzere isimleri vücuda getiren büyük tanrı Nu’yum”【9】.
Bu ifadeler, Antik Mısır’da yaratıcı tanrının zaman içinde farklı isimlerle anıldığını göstermektedir.
4.1. Ra ve Yaratılış
Mısırlılar için yaratıcı tanrı Ra idi. Ra, evreni Shu (hava) ve Tefnut (nem) aracılığıyla yaratmıştır. Shu ve Tefnut’un birlikteliğinden Geb (toprak) ve Nut (gökyüzü) doğmuştur.
Bu anlatı, Kutsal Kitaplarda yer alan yaratılış mitolojileriyle de benzerlik göstermektedir. Örneğin, Enbiya Suresi 30. ayette şu ifade yer alır:
> “O inkâr edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, Biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık”【10】.
Bu tür paralellikler, Mısır mitolojisinin diğer dini geleneklerle olan etkileşimini göstermektedir.
- Sonuç
Antik Mısır’da din, yalnızca bir inanç sistemi değil, aynı zamanda sosyal yapıyı, siyasi otoriteyi ve günlük yaşamı şekillendiren temel unsurlardan biri olmuştur. Çok tanrılı yapısına rağmen, zaman zaman tek tanrı inancına dair güçlü ifadeler içeren metinler bulunmaktadır.
Öte dünya inancı, Antik Mısırlılar için ölümden sonra devam eden bir yaşamın varlığına dayanıyordu. Ölüler Kitabı ve Piramit Metinleri, ruhun cennete ulaşması için geçmesi gereken ritüelleri detaylandırmaktadır. Yaratılış mitolojisi ise, evrenin kaostan doğuşunu ve tanrıların kozmik düzeni nasıl şekillendirdiğini anlatmaktadır.
Mısır dini, kökenleri itibarıyla tek tanrılı dinlerin gelişiminde önemli bir etkide bulunmuş olabilir. Bu bağlamda, Eski Mısır’daki dini metinlerin daha derinlemesine incelenmesi, dinler tarihi açısından yeni bakış açıları kazandırabilir.
Kaynakça
- Çifçi, M. K. (2010). Eski Mısır Dininde Tanrı ve Öte Dünya İnancı. Selçuk Üniversitesi.
- Budge, E. A. W. (1895). The Egyptian Book of the Dead. Methuen & Co.
- Kurhan, H. (1995). İmparatorluk Tanrısı Amon, Belleten, LIX.
- Avcı, A. (2005). Erken Dönem Hıristiyan Teolojisinde Logos Doktrini.
- Furlong, D. (2007). The Pyramid Code: Ancient Egyptian Mysteries Decoded.