GİZE PİRAMİTLERİNİN ALAN PLANI

GİZE PİRAMİTLERİNİN ALAN PLANI

           PİRAMİT MERKEZLİ MÜHRÜ SÜLEYMAN

Eşkenar üçgen ve düzgün altıgen geometrik şekilleri altı köşeli yıldız demektir. Bunu fark ettiğimde zihnimde bigbang gibi büyük bir patlama olmuştu. Bütün işaretler insanlık tarihinin bu en eski, en sembolik ve en mistik işaretini gösteriyordu. Haritada düzgün altıgenin köşelerini birleştirerek bir altı köşeli yıldız çizdim. Sonra bir tane daha çizdim. Earth Google haritada iç içe geçmiş altı köşeli yıldız hatlarına baktım; her birinin köşesi Kudüs, Humus, Harran, Rodos gibi antik çağların önemli yerleşim noktalarını gösteriyordu.  İç içe geçmiş altı köşeli yıldız çizmeye devam ettim. Tam 16. Yıldızın altıgen merkezi, Khufu Piramidi’nin bir kenarı 230,36 metre olan kare tabanına çok uyumlu bir şekilde denk geldi. Detaylı ve hassas incelemeler sonunda tam olarak şu kanaate varmıştım: Üç büyük piramitten oluşan Gize Piramit Sitesi’nin yerleşim planı altı köşeli yıldız çizilerek yapılmıştı. Harita üzerinde yaptığım çizimlerde Khafre ve Menkuare piramitlerinin büyüklüğü ve Khufu Piramidi’ne olan uzaklığının nasıl belirlendiği çok açık bir şekilde anlaşılıyordu.

Bu planın temelinde kare, daire ve eşkenar üçgenin  birbirine dönüşümü ve uyumu vardı. Şimdi bu plan nasıl yapılmıştı aşama aşama bunu çizerek görelim:

Türk İslam kültüründe altı köşeli yıldız figürüne Mührü Süleyman denildiği için ben de bu çalışmada altı köşeli yıldızdan “Mührü Süleyman” ya da “mühür” diyerek bahsedeceğim.

GİZE PİRAMİTLERİNİN ALAN PLANI

Gize Piramitleri’nin planı çıkartılırken öncelikle Mısırlıların Dünya’ya bakış açısını ve inanç dünyasını düşünmek gerekir. Mısır, Nil nehrinin hayat verdiği topraklar üzerine kurulmuştu. Nil,  Mısırlılar için hayatın kaynağında bulunuyordu ve bu kaynak güneyden kuzeye doğru akıyordu. Bu nedenle Mısırlılara göre güney yukarısıydı, kuzeyde aşağısı.  Mısırlılar tarafından bir harita ya da plan çizileceği zaman güneyin üst tarafa gelecek şekilde çizilmesi gayet makul bir durumdu.

Piramit mimarlarının amacı Horus (Gökyüzü) dinine göre çok büyük bir öneme sahip olan Osiris-İsis-Horus tanrısallığına adanmış bütüncül bir plana sahip üç tane piramit tapınak yapmak olduğu son yıllarda yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıktı. “Piramit mimarları, Osiris-İsis-Horus tanrısallarını temsilen Orion Belt yıldız üçlüsünün iz düşümünü yaparak bu üç yıldızın konumlarına ve büyüklüklerine göre piramitleri inşa etmişlerdir.”, Tezi oldukça güçlü kanıtlarla destekleniyor ve kabul görüyor. Buna göre Baba-Ana-Oğul tanrısal üçlemesinde yıldızların dizilişi ve büyüklüğü aile bireylerinin hiyerarşisini de gösteriyordu.

 Baba Tanrısal Osiris için yapılacak birinci piramit  önceden yapılan piramitlerden çok daha büyük ve yüksek olacaktı. Kenar uzunluğu 440 kubit (230,36metre), yüksekliği de 280 kubit (146,67 metre) olacaktı. Araziye böyle büyük bir kare çizmenin en kolay yolu, merkez nirengi noktasından 311 kubit (162,86 metre) uzunluğunda bir ip yardımıyla araziye 622 kubit (325,72 metre) çapında bir daire çizmektir. Daha sonra da bu dairenin içine kenarları dört ana yöne bakan piramit tabanının karesini yerleştirmektir. [1]

20 yıldan çok süren Büyük Piramit’in inşasından sonra bütüncül plana göre ikinci (İsis) piramitin konumu ve büyüklüğü nasıl belirlenmiş olabilir?

Mısırlılara göre Nil, gökyüzündeki Samanyolu’nun yeryüzüne yansımasıydı ve her ikisi de kuzey-güney yönünde uzayıp gidiyordu. Orion Belt yıldız üçlüsünün konumu da Samanyolu’nun batı tarafında kuzeydoğu-güneybatı yönünde bir eksene dizilmiştir.  Bu nedenle Ana tanrıça İsis için yapılacak ikinci piramit de birinci piramitin merkezinden başlayarak güneybatı köşesinden geçen eksen doğrusu üzerine yapılması gerekiyordu. İkinci piramit, birinci piramitten daha küçük 411 kubit (215,18 metre) olacaktı ve kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzayan eksenden 26 kubit güneyde olacaktı.

Piramit karesinin tam merkezinden başlayarak kare köşesine denk gelecek şekilde 30 derecelik açılarla uzayan doğrular çizilir. Böylece kare tabanı 12 eşit parçaya bölünürken 12 doğru yön elde edilir. Piramit tabanı Zodyak haritasında olduğu gibi 12 burca denk gelecek şekilde bölünmüş olur.

Büyük Piramidin tabanını saran daireyi  içine alan ve ters yönlere bakan iki tane eş kenar üçgen çizilir. Böylece tam ortasında büyük piramit olan bir Mührü Süleyman yani altı köşeli yıldız çizilmiş olur.

12 yön doğrusunun diğer altısına merkez altıgeni dairenin içinde olacak şekilde bir başka Mührü Süleyman daha çizilir.

Piramidi kuşatan bu Mührü Süleyman figürlerine iç mühür ve dış mühür adını verdim. İki mührün her köşesi 30 derecelik açılarla toplamda 12 yön oluşturur. Daha sonra her iki mührün köşelerinden geçen daireler çizilir. Böylece her mühür daireler içine alınmış olur. Bu dairelerin oluşturduğu halkaya “Mührü Süleyman Yaşam Enerji Halkası” adını verdim.  (Şekil 31)

Şekil 31 Khufu Piramidi’nden başlayan Mührü Süleyman hatları

Büyük Piramidi kuşatan iç ve dış mühürleri merkeze alarak daha büyük ikinci kuşak mühür çizilir. Fraktal geometri çizim yöntemiyle birbirini kuşatan dört kuşak Mührü Süleyman çizildiği zaman Gize Piramitleri’nin alan planı ortaya çıkmış olur.

Bu alan planı incelendiği zaman ikinci kuşak mühür yıldızının hatları çok belirgin ve muntazam bir şekilde, ikinci piramidi merkezinden bölümlemekte olduğu görülür. Üçüncü piramit de üçüncü kuşak mühür hatlarında muntazam konumunu almıştır.

Orion Belt yıldız üçlüsünün dizilişi gibi üçüncü  piramit de eksen kayması yapar. Ancak Büyük piramit ve ikinci piramide mesafesi, tam üçüncü yıldızın köşesine denk gelecek şekildedir.  Bu kadar rastlantısal bir durum olamayacağı düşünülebilir. Nitekim uyum bunlarla sınırlı kalmıyor. (Şekil 32)

Şekil 32 Giza Piramitleri alan planı

Piramit mimarları ikinci piramidin güneybatı eksenindeki konumunu belirlemek için sadece Mührü Süleyman figürünü kullanmadılar, bir de büyük piramit ölçülerinde iç içe geçmiş ve her karenin köşesi bir diğerinin merkezine gelecek şekilde üç kare çizdiler. Üçüncü kare ikinci piramidin olması gereken alanı gösteriyordu. Ancak ikinci piramit, büyük piramitten belli oranda küçük olması gerekiyordu. Bu küçültme işlemini ikinci piramidin merkezini sabit tutarak yapmadılar.  İkinci piramidin merkezini 26 kubit güneydoğuya kaydırarak yaptılar.

Böylece ikinci piramidin merkezi büyük piramidin merkezinden uzanan güneybatı eksen doğrusundan 26 kubit (yaklaşık 13 metre) güneydoğuda ve altı köşeli yıldızın güneybatı köşesinden 15,78 metre güneybatıda oldu. (Şekil 33)

Piramitlerin kral odasına kral mezarı ve kralla birlikte ölüm sonrası hayat için hazineler saklanırdı. Mezar soyguncularına karşı piramit içinde tuzaklar kurulurdu, şaşırtmaca kral odaları yapılırdı. Bu nedenle ikinci piramit içinden Kral Kefren’in mezarı ve hazinesi hiç bulunamamıştı. Bir ihtimal piramit mimarları ikinci piramidin gerçek kral odasını piramit merkezinden 13 metre kuzeybatı yönünde inşa etmiş olabilirler. Bu yönde yapılacak kazılarla belki binlerce yıldır saklı kalan gerçek kral odası ve hazinesi bulunabilir.

En az 5000 yıllık bir geçmişi olan Gize piramit üçlemesinin hangi inanç ve geometrik düzen içinde planlandığı hala gizemini korurken bu çalışmayla bu gizemin aydınlanacağını umuyorum. Üçüncü piramidin inşa edileceği konumu belirlemek için piramit mimarları, büyük piramit ölçülerinde iç içe geçmiş kare çizmeye devam ettiler, üçüncü piramit toplamda yedinci karede olmalıydı. (Şekil 33) 7 sayısının sembolik ve mistik anlamı düşünüldüğünde bu gayet anlamlı bir yer belirleme oluyordu. Üçüncü piramit Osiris ve İsis’in oğlu ve yaşayanlar dünyasının Güneş Tanrısalı Horus adına yapılacaktı. Oğul tanrısal olduğu için daha küçük olmalıydı fakat Horus dininin yüce tanrısalı olması bakımından daha yukarıda olmalıydı. Üçüncü piramit 201,5 kubit (105,49 metre) kenar uzunluğunda bir kare alana sahip olacaktı ve alan olarak büyük piramit alanının yaklaşık dörtte bir büyüklüğündeydi. Üçüncü piramit, büyük piramidin güneybatı eksen doğrusundan 124 metre güneye kaymıştı.

Şekil 33 Piramitlerin, Mührü Süleyman hatları ve 7 kare örgüsüyle uyumlu alan planı

Babil Kulesi, Kâbe ve Büyük Piramit arasındaki eşkenar üçgen oluşturan geometrik düzenin ortaya çıkarttığı “Mührü Süleyman Yaşam Enerjisi ve Ley Hatları”, Gize Piramitlerinin alan planından başlayarak tüm Dünya’yı saran bir jeo-enerjinin varlığını gösteriyordu. Biyolojik, mistik ve bilişsel yaşamı etkileyen bu jeo-enerjinin kaynağı nedir, nasıl bir etkisi vardır ve bu jeo-enerji nasıl yayılır, sorularının cevaplarını ilerleyen bölümlerde açıklamaya çalışacağım. Öncelikle Mısırlılar için Mührü Süleyman şekli ne anlam ifade ediyordu? Bu sorunun cevaplanması gerektiği düşüncesindeyim.

Davut yıldızı ya da Mührü Süleyman adıyla bilinen altı köşeli yıldız şekli İsrail bayrağında bulunduğu için sadece Yahudilerin ve siyonizmin bir simgesi zannedilir.  Oysa bu yıldız şekli, antik çağlardan beri pek çok medeniyetin tapınaklarında ve abide yapılarında süsleme ve ezoterik öğretilerin simgesi olarak kullanılmıştır.

Altı köşeli yıldız şekli hakkında araştırma yaparken pek çok yazı okudum çoğunda konu, dar kapsamlı ele alınmıştı. Ancak Prof. Dr. Selçuk MÜLAYİM danışmanlığında İdil TÜRELİ’nin hazırladığı “Türk Sanatında Altı Köşeli Yıldız” isimli yüksek lisans tezinde konu pek çok kaynaktan yararlanılarak çok detaylı işlenmişti. Bu bölümde bahsedilen tez çalışmasında anlatılanları özetleyerek altı köşeli yıldızın tarihsel inanç derinliğini ortaya koymaya çalışacağım.

 

[1] http://www.legon.demon.co.uk/gizaplan.htm

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir